Fiyatlar
* Kabindeki ilk 2 kişi yaş gözetmeksizin yetişkin fiyatı üzerinden ücretlendirilir.
Tur Programı
1. Gün İstanbul dan Bologna ya hareket
İstanbul Havalimanı buluşmasının ardından, İstanbul - Bologna, İtalya arası THY tarifeli sefer ile uçuş. Varışı takiben Ravenna limanına transfer ve gemiye biniş.
Venedik, kuzeydoğu İtalya'da birbirinden kanallarla ayrılmış ve köprülerle bağlanan 118 adanın üzerine kuruludur. Şehir, kıyı şeridi boyunca uzanan Venedik Lagünü'nde, Po ve Piave nehirlerinin deltaları arasına kuruludur. Venedik doğal güzelliği, mimarisi ve sanat eserleri ile ün yapmıştır.
2. Gün Denizde
Tüm günün denizde ! Mağazaları gezebilir, isterseniz sabah sporunuzu yapabilir ve onlarca aktiviteye katılarak hoşça vakit geçirebilirsiniz.
3. Gün Amalfi Coast (Salerno), İtalya
Amalfi Coast (Amalfi Sahili), İtalya’nın güneyinde, Campania bölgesinde ve Salerno iline bağlı büyüleyici bir kıyı şerididir. Napoli’nin güneyinde yer alan bu bölge, dik kayalıklar, limon ağaçlarıyla dolu yamaçlar, renkli sahil kasabaları ve Akdeniz’e bakan muhteşem manzaralarıyla tanınır.
Amalfi, Positano ve Ravello gibi kasabalar, sahilin en ünlü durakları arasındadır. Amalfi, Orta Çağ’da güçlü bir deniz cumhuriyeti olarak önemli bir ticaret merkeziydi; bugün ise tarihi katedrali, dar sokakları ve deniz manzaralı meydanlarıyla ziyaretçilerini çeker. Positano, pastel renkli evleriyle kayalara tırmanan eşsiz mimarisi sayesinde bölgenin en çok fotoğraflanan yerlerinden biridir. Ravello ise sessiz atmosferi, bahçeleri ve müzik festivalleriyle bilinir.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Amalfi Sahili, doğa, tarih ve zarafetin mükemmel bir birleşimidir. Sahil boyunca uzanan dolambaçlı yollar, her virajda denizle dağların buluştuğu etkileyici manzaralar sunar. Amalfi Coast, hem romantik bir kaçış hem de İtalyan Akdeniz kültürünün en güzel örneklerinden biridir.
4. Gün Roma (Civitavecchia), İtalya
Roma, İtalya’nın başkenti ve tarih, sanat ile kültürün en önemli merkezlerinden biridir. Ülkenin batısında, Tiber Nehri kıyısında yer alır ve antik dönemden günümüze uzanan üç bin yıllık geçmişiyle Avrupa’nın en etkileyici şehirlerinden biri olarak kabul edilir. Civitavecchia ise Roma’nın yaklaşık 80 kilometre kuzeybatısında, Tiren Denizi kıyısında bulunan ana liman kentidir ve şehre deniz yoluyla ulaşan ziyaretçiler için başlıca giriş kapısıdır.
Roma, Antik Roma İmparatorluğu’nun kalbi olarak imparatorluk saraylarına, tapınaklara ve arenalara ev sahipliği yapmıştır. Kolezyum, Roma Forumu, Pantheon ve Aziz Petrus Bazilikası gibi yapılar, şehrin tarih boyunca süren önemini yansıtır. Aynı zamanda Roma, Vatikan Şehri’ne ev sahipliği yapar ve Katolik dünyasının ruhani merkezidir.
Modern Roma, tarihi dokusunu korurken canlı bir metropol kimliğini sürdürür. Kafeleri, pazarları, çeşmeleri ve dar sokaklarıyla şehir, geçmişle bugünü harmanlayan büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Civitavecchia ise günümüzde kruvaziyer gemileriyle gelen turistlerin Roma’nın tarihini keşfetmeye başladığı noktadır.
5. Gün Floransa / pisa (La Spezia), İtalya
Floransa ve Pisa, İtalya’nın Toskana bölgesinde yer alan iki tarihi şehir; La Spezia ise bu bölgeye yakın, Ligurya kıyısında bulunan önemli bir liman kentidir. Genellikle kruvaziyer gemileri La Spezia limanına yanaşır ve buradan Floransa ve Pisa’ya günlük turlar düzenlenir.
Floransa, Rönesans’ın doğduğu şehir olarak kabul edilir ve sanat, mimari ve kültür açısından dünyanın en önemli merkezlerinden biridir. Michelangelo’nun Davut heykeli, Brunelleschi’nin kubbesiyle ünlü Floransa Katedrali (Duomo) ve Uffizi Galerisi şehrin simgeleri arasındadır. Arno Nehri üzerindeki Ponte Vecchio köprüsü ise Floransa’nın romantik atmosferini tamamlar.
Pisa, eğik kulesiyle tüm dünyada tanınır. Piazza dei Miracoli (Mucizeler Meydanı) üzerinde yer alan Pisa Kulesi, Katedral ve Vaftizhane, Orta Çağ mimarisinin en güzel örneklerindendir.
La Spezia ise Ligurya Denizi kıyısında, Cinque Terre’ye açılan kapı olarak bilinir. Modern limanı, denizcilik müzesi ve sahil yürüyüş yollarıyla dikkat çeker. Birlikte düşünüldüğünde Floransa, Pisa ve La Spezia, sanat, tarih ve deniz kültürünün iç içe geçtiği İtalya’nın en özel duraklarındandır.
6. Gün Ajaccio, Korsika
Ajaccio, Fransa’ya bağlı Korsika Adası’nın başkenti ve en büyük şehridir. Ada’nın batı kıyısında, Akdeniz’in berrak sularına bakan korunaklı bir koyda yer alır. Şehir, hem doğal güzelliği hem de tarihi önemiyle tanınır.
Ajaccio, özellikle Napolyon Bonapart’ın doğum yeri olmasıyla ünlüdür. Napolyon’un doğduğu ev bugün müze olarak ziyaret edilebilir ve şehirde onun anısına birçok heykel, meydan ve anıt bulunur. Şehrin merkezinde yer alan eski kent bölgesi dar sokakları, pastel renkli binaları ve canlı pazarlarıyla tipik bir Akdeniz atmosferi sunar.
Kıyı boyunca uzanan sahil yürüyüş yolları, liman manzarası ve yakınlardaki plajlar Ajaccio’yu hem kültürel hem dinlendirici bir tatil noktası haline getirir. Ayrıca çevresindeki dağlar ve doğal parklar, doğa yürüyüşü ve keşif için idealdir.
Ajaccio, Korsika’nın tarihi mirası, Fransız ve Akdeniz kültürünün karışımı, sıcak iklimi ve rahat yaşam tarzıyla adanın kalbini temsil eder.
7. Gün Provence (Marsilya), Fransa
Provence (Marsilya), Fransa’nın güneyinde, Akdeniz kıyısında yer alan bölgenin en önemli ve en eski liman kentidir. Marsilya, MÖ 600 civarında Foçalı denizciler tarafından kurulan Massalia adlı bir koloni olarak doğmuş ve günümüzde Fransa’nın ikinci en büyük şehri konumuna gelmiştir.
Şehir, Akdeniz kültürünün canlı enerjisini Fransız zarafetiyle birleştirir. Tarihi Vieux-Port (Eski Liman) bölgesi, yüzyıllardır kentin kalbidir; burada balıkçılar, kafeler ve pazarlar hâlâ geleneksel yaşamın izlerini taşır. Şehre hâkim bir tepede yükselen Notre-Dame de la Garde Bazilikası, hem dini bir simge hem de şehrin en güzel manzarasını sunan noktadır.
Marsilya aynı zamanda Provence bölgesinin doğal ve kültürel zenginliğine açılan bir kapıdır. Yakınlardaki Calanques Milli Parkı, denizle dağların buluştuğu muhteşem koylarıyla doğa tutkunları için eşsiz bir yerdir. Ayrıca şehir, çok kültürlü yapısı, Akdeniz mutfağı ve sanatsal atmosferiyle Fransa’nın en özgün kentlerinden biridir.
Kısacası Marsilya, tarih, deniz ve kültürün iç içe geçtiği; hem geleneksel hem modern yüzüyle Provence bölgesinin ruhunu en iyi yansıtan şehirlerden biridir.
8. Gün Barselona, İspanya
Barselona, İspanya’nın kuzeydoğusunda, Katalonya bölgesinin başkenti ve Akdeniz kıyısındaki en önemli şehirlerinden biridir. Tarihi, sanatı ve mimarisiyle tanınan şehir, hem kültürel hem ekonomik açıdan ülkenin en canlı merkezlerinden biridir.
Barselona’nın en tanınan simgesi, Antoni Gaudí’nin tasarladığı Sagrada Família Bazilikası’dır; bu yapı hâlâ tamamlanmamış olmasına rağmen şehrin siluetine damgasını vurur. Gaudí’nin diğer eserleri olan Park Güell ve Casa Batlló da şehrin sanatsal kimliğini yansıtır.
Gotik Mahalle (Barri Gòtic), dar sokakları, tarihi binaları ve meydanlarıyla şehrin eski ruhunu yaşatır. La Rambla Caddesi boyunca sokak sanatçıları, kafeler ve pazarlar yer alır. Akdeniz kıyısındaki sahil bölgesi Barceloneta ise hem yerel halk hem turistler için dinlenme ve eğlence merkezidir.
Barselona, aynı zamanda futbolun da simgesidir; Camp Nou Stadyumu ve FC Barcelona kulübü şehrin gurur kaynağıdır. Zengin tarihi, sanatsal atmosferi ve modern yaşam tarzıyla Barselona, Avrupa’nın en karakteristik ve enerjik şehirlerinden biridir.
Havalimanı transferi ve İstanbul'a hareket